Not

Not: Bu yazıyı yazmamın üzerinden 6 ay geçmiş. O zaman yazmışım fakat yayınlamayı unutmuşum. Şimdi yazıda bahsettiğim bir seneye altı ay daha aynı hissiyatları ekleyerek yayınlıyorum bu yazımı.

herkes mezun oluyor, bitirme, final telaşesi içinde.
ben üstümdeki büyük bir yükten kurtuluyorum, hayatıma yön verme telaşı içinde yer yer güzel haberler alıyor yer yer olanlardan habersiz kalıyorum.

Bu telaşeyi yavaş yavaş üzerimden atıyor olmanın dayanılmaz hafifliği çöküyor yavaş yavaş üzerime. 

bu dingin, bu yoğun, bu hareketsiz, bu hiçbir şey yapmadığım ama yapmam gerekenleri yaptığım hayatımım son yaşını da böyle bir gün ile tamamlıyorum. yer yer sevdiklerini arayıp soramadığım, yer yer aranıp sorulmadığım sıkıntılı zamanları önceden tahmin etmiş olmanın verdiği bir sabırla katlanmak zor günlere, tek başına. Bazen sevdiklerinle, bazense yanındakilerle. Yanındakilerinle sevdiklerinin aynı kişiler olduğu güzel zamanlarda mutlu olduğum zamanlarda... Ama yine de tek başına...

20 li yaşları geçiyor olmanın da verdiği bir yaşlanıyorum hayata atılmam gerek baskısı. 

Hem mezun olmak aslında olamamak, hem 12 yılın yükünü üstünden atmak, hem doğum günü, hem istanbuldaki öğrencilik hayatına yavaş yavaş son veriyor olmanın mutluluğu, bir şeyleri başarmış olmak gibi bir his. Ama bittiği için boşluğa düşme, uçurumdan atlamışlık hissi...

3 yorum:

Aykız dedi ki...

Güzel anılar ve başarmışlık hissi varsa arkana baktığında, önüne serilen zaman da aynı şekilde olacak diye düşün. Düşün ki öyle olsun. Yolun açık olsun :)

Adsız dedi ki...

'uçurumdan atlamışlık hissi'. okurken düşündüm de bu duyguyu hiç yaşamadığımız halde nereden biliyoruz? rüyalarımızda mı yaşadık bu deneyimi yoksa bilmediğimiz bir duyguya daha mı biliyormuşuz gibi yaklaştık?

Onur CANIT dedi ki...

Elbette bilmiyoruz. Benzetmeleri çok kullanırız. Ben de öyle yaptım. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp demiş şair, öğrenirsem bi yazı da onun için yazarım artık. :)

Yorum Gönder