Not

Not: Bu yazıyı yazmamın üzerinden 6 ay geçmiş. O zaman yazmışım fakat yayınlamayı unutmuşum. Şimdi yazıda bahsettiğim bir seneye altı ay daha aynı hissiyatları ekleyerek yayınlıyorum bu yazımı.

herkes mezun oluyor, bitirme, final telaşesi içinde.
ben üstümdeki büyük bir yükten kurtuluyorum, hayatıma yön verme telaşı içinde yer yer güzel haberler alıyor yer yer olanlardan habersiz kalıyorum.

Bu telaşeyi yavaş yavaş üzerimden atıyor olmanın dayanılmaz hafifliği çöküyor yavaş yavaş üzerime. 

bu dingin, bu yoğun, bu hareketsiz, bu hiçbir şey yapmadığım ama yapmam gerekenleri yaptığım hayatımım son yaşını da böyle bir gün ile tamamlıyorum. yer yer sevdiklerini arayıp soramadığım, yer yer aranıp sorulmadığım sıkıntılı zamanları önceden tahmin etmiş olmanın verdiği bir sabırla katlanmak zor günlere, tek başına. Bazen sevdiklerinle, bazense yanındakilerle. Yanındakilerinle sevdiklerinin aynı kişiler olduğu güzel zamanlarda mutlu olduğum zamanlarda... Ama yine de tek başına...

20 li yaşları geçiyor olmanın da verdiği bir yaşlanıyorum hayata atılmam gerek baskısı. 

Hem mezun olmak aslında olamamak, hem 12 yılın yükünü üstünden atmak, hem doğum günü, hem istanbuldaki öğrencilik hayatına yavaş yavaş son veriyor olmanın mutluluğu, bir şeyleri başarmış olmak gibi bir his. Ama bittiği için boşluğa düşme, uçurumdan atlamışlık hissi...