Öyle bir arkadaş düşünün ki...
Hayatınıza bir şekilde giriyor. Girdiği andan itibaren ona bağlanıyorsunuz. Bağ gittikçe kuvvetleniyor, kuvvetleniyor, kuvvetleniyor...
Bu arkadaş hayatınıza girmişse onunla birçok ortak arkadaşınız oluyor. Bir yere mi gittiniz? O arkadaşınızı da yanınızda götürüyorsunuz. Onunla beraber kapı önüne hava almaya çıkıyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki arkadaşınızı tanıyan üç beş kişi daha var. Hemen tanıştırıveriyor sizi onlarla. Kaynaştırıveriyor.
Arkadaşınızın yokluğuna dayanamıyorsunuz. Öyle popüler biri ki, kalabalık bir yere gittiğinizde onun arkadaş çevresinden birilerine rastlayabiliyorsunuz. Hatta yanına gidip onu sorabiliyorsunuz çekinmeden.
Varlığı her zaman sizi rahatlatıyor. Olmadığı dakikalar çoğaldıkça ise her geçen dakika size çile gibi geliyor. Ah bir yanınızda olsa da rahatlayabilseniz. Ve öyle biri ki hem siz keyiflendiğinizde hem de kederlendiğinizde arıyorsunuz onu yanınızda. Çoğu zaman da buluyorsunuz. Yok böyle biri! Keyfinize keyif kattığını düşünüyorsunuz onun. Kederinizi ise hafiflettiğini belki de...
Ancak çevrenizde bu arkadaşınızı hiç sevmeyenler de var. Hiç tanışmamış olanlar da var, tanışıp bir daha buluşmamak üzere kendisine söz vererek ayrılmış olanlar da. Hatta bu sözü vermiş olup da dayanamayıp tekrar sıkı dost olanlar var.
Sevmeyenler... Onlar kesinlikle aynı ortamda bulunmak istemiyorlar. Ancak siz her gittiğiniz yere onu da götürmek zorunda hissettiğinizden onu sevmeyen başka arkadaşlarınız orada olsa da bunu umursamayabiliyorsunuz. İşte böyle biri...
Bu arkadaş hakkında bahsettiğim vasıflara sahip bir insanla henüz tanışmadım. Zaten bu bahsettiğim de insan değil. Bahsi geçen arkadaş sigara! Bahsettiğim bağ öyle bir bağ ki bu bağlılığı bir insana duyuyorsanız onun adına aşk diyebilirsiniz. Çoğu zaman aşkı bulmak kolay değil. Bulamadın ve kederlendin mi? Ya da buldun ve keyiflendin mi? Tamam o zaman, dostun yanında!
Aşık olduğun bir insan kadar olamasa da sigara da insana kendini yalnız hissettirmiyor belki. Belki beyni uyuşturup düşünmeyi kısırlaştırdığı için mantıkla baktığında gördüklerini kaldıramayacak olanlar bu yükü azaltmak için kullanıyorlar. Belki sosyalleştiriyor, evet. Sigara kardeşliği diye bir şey var. Alış-verişini yapıyor olmak bile bir nevi yardımlaşma. Güzel bir şey mi acaba?
Olabilir mi? Sigara kendi zayıflığını, eksikliğini kendine yediremediğinde bunu kendinden gizleme, düşünmeyi erteleme aracı. Sigara, yemek sonralarında o olmadan edilemeyecek muhabbetleri, dolduramayacak zamanları boşa geçirme zımbırtısı. Sigara, ergen yaşlarda bilinçaltına işlenen bastırılmış duyguların dışavurumu. Sigara -bulunduğu yaşı yaşamakla sıkıntısı olanlar için- insanı olduğundan daha olgun gösteren bir sihirli değnek.
Zarar verdiğini bile bile kullanıyorsa bir insan sigarayı, çok temel bir çıkarımla kendisiyle barışık olmayanların sevgilisi bu sigara. Dolayısıyla bir insan sigarayı bırakmak istiyorsa onunla ilgili sorunlarını bir kenara koymalı ve kendisiyle ilgili sorunlarını masaya dökmeli, onun suçu yok. Onları çözüp başarabilirse kendisiyle barışabilmeyi o zaman kendisine zarar verecek bir araca ihtiyaç duymayacak.
Sigara kullanmayanlar da sütten çıkmış ak kaşık değil elbette. Kendilerine başka bağımlılıklar buluyorlardır eminim. Eminim benim de var, kendime itiraf edemediğim, etsem de vazgeçemediğim bağımlılıklarım. Benim derdim bu bağımlılıkların başkalarına zarar verip vermediği konusu.
Zaten bu yazıyla amacım sigara kullananları aşağılamak da değil. Kendileri zaten farkındalar zayıflıklarının. Bir de ben söylesem ne yazar? Bi sigara yakarsın geçer. Bu zayıflıkları her an bırakabilme gücünü kendilerinde bulmaları sayesinde -kendilerinden- gizleyebiliyorlar.
Amacım kendime sigaradan ne kadar nefret ettiğimi, insanların bunun karşısında ne kadar çaresiz olduğunu hatırlatmak. Buna ihtiyaç duydum çünkü, çevremde iyi bildiğim, kullanmayacağını düşündüğüm kim varsa sigara kullanmaya başlamış. Resmen kendi arkadaş çevrem arasında azınlık kalmışım. Bir an şüpheye düştüm. Akli seviyesi normal bir insanın, bıraktım kendisine verdiği zararı sırf çevresindekilere zarar veriyor diye kendisini sorgulaması gerekirken, çoğu akli seviyesi normalden yüksek olduğunu düşündüğüm arkadaşım ısrarla kullanmaya devam ediyorsa bu meretin insanın akli seviyesiyle ilgili iniş çıkışlara neden olduğunu görmemek imkansız. İşte bunu tekrar kendime hatırlatmak istedim. Buraya da yazmış bulundum. Nefret kusuyor gibi görünsem de, emin olun nefretimden değil, sevgimden, sevdiğimden... Tabii ki sigarayı değil, kullananları...