- OOo buyurun, hoş geldiniz! Arkadaşlar, hepinize iyi yolculuklar diliyorum.
Biraz garip geldi tabii. Normalde metrobüste böyle manzaralarla pek karşılaşmıyorum. Yolculardan birisi yanındakilere söylüyordur diye tahmin ettim ve kendime basacak ve tutunacak bir yer bulduktan sonra yolculuğumun keyfini çıkarmaya koyuldum. (köprüden geçerken hep boğazı seyretmeyi ve güzel müzikler dinlemeyi çok severim.) Müzikçalarımı çıkarttım ama etrafımda dönen olayları merak ettiğimden müzik dinleyemedim. Arkamda birkaç genç aralarında fıkra anlatıp gülüşüyorlardı. Derken bir sonraki durağa geldik ve yine önlerden aynı ses:
- Hoş geldiniz arkadaşlar. Buyurun lütfen. Hepinize iyi seyahatler diliyorum.
Bu sefer söyleyenin kim olduğunu kaçırmayayım diye dikkatlice baktım ama yine de göremedim. "Herhalde birisi iyi gününde" diye düşündüm. Zincirlikuyu metrobüsün son durağıydı. Oraya kadar gelince tekrar aynı sesi duydum.
- Arkadaşlar Zincirlikuyu son durağımızdır. Hepinize iyi günler diliyorum. Hoşçakalın, esen kalın. İyi akşamlar.
Metrobüste gülüşmeler oldu. Yanımdaki yolcular aralarında "adam delirdi herhalde" diye fısıldaşıyorlardı. Bense çok şaşkındım ve sadece gülümseyebildim.
İnsanların birbirine zaman zaman 10 santimetreden daha yakın, dakikalarca yolculuk yaptığı otobüslerde, metrolarda hiç kimsenin birbirine gülümsemeyişi, kimsenin kimseye selam vermeyişi, iletişim kurmaktan kaçmak isteyişi sanki çok normalmiş gibi...
Bütün bunları yaşadıktan sonra tüm yolculara beni keyiflendirdikleri için teşekkür etmek ve gidip otobüs şoförünün elini sıkmak istedim. Ama yapmadım. Neden mi? Bilmiyorum. Belki normal olduğumdandır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder